YEREL
Giriş Tarihi : 04-04-2021 09:51   Güncelleme : 04-04-2021 09:51

Emekli amirallerin Montro bildirisine jet tepki geldi

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili emekli amiraller tarafından bir bildiri yayınlandı. Bunun üzerine İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tepki gösterdi

Emekli amirallerin Montro bildirisine jet tepki geldi

103 emekli amiralin, son dönemde gündemde olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili yaptığı açıklamaya Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'ndan tepki geldi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili bildiri yayımlayan emekli 103 amirallere tepki gösterdi.

Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir ‘bildiri’ yazmışlar. 5’inci kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye eskide kaldı. Bu millet 15 Temmuz’da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Altun, “Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye’nin önünü kesemeyecek” ifadelerini kullandı.

BAKAN SOYLU’DAN DA AÇIKLAMA GELDİ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından , Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili bildiri yayımlayan 103 emekli amiralin bildirisine tepki gösterdi.

Soylu, “Büyük Türk milleti üniformaya aşıktır. Üniformayı taşımak şereftir. O şerefi emekli olduktan sonra taşımak daha büyük şereftir. Demokrasiye, devlete ve millete sadakatle bağlı, rütbesini üniformasını siyaset malzemesi yapmayanları daima şükranla yad ederiz… Ya diğerleri…” ifadelerine yer verdi.

Emekli amirallerden Montro bildirisi! Siyasetten tepki geldi

BİLDİRİDE NE YAZIYOR?
 

103 emekli amiralin isminin yer aldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi;

 

*Son zamanlarda gerek Kanal İstanbul, gerekse Uluslararası Antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmaktadır.

*Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye'nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçici düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

*Montrö, Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz'i barış denizi yapan sözleşmedir. Montrö, Türkiye'nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir.

*Montrö, Türkiye'nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye'nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.

*Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.

*TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK'nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

TÜM VARLIĞIMIZLA KARŞI ÇIKIYORUZ

*Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.

*Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir. Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan'ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir.

*Ülkemizin her köşesinde denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk'ün gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk Denizcilerimizin
yanındayız.