DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Adnan ONAY
Adnan ONAY
Giriş Tarihi : 07-02-2021 23:58

ÇAYIN GELECEĞİ İÇİN

Çay konusu , Doğu Karadeniz’de her kampanyayla, yaşanan sorunlarla birlikte alevlenir, sonrasında yeni bir kampanya dönemine kadar unutulur.

Bu dönemde yapılan tartışmaların boyutu lokal sınırların dışına da pek taşmaz.

Oysa, her ürünün iki gerçeği var;

Birisi ülke gerçeklerine, ülke ekonomisine uygun gerçekler, diğeri ise Bölge şartlarına uygun gerçekler.

Hepsinin üzerinde ise hem ürünü, hem ülkeyi dikkate alan ulusal/stratejik gerçekler var.

Günümüzde “stratejik ürün” kavramı git gide özelliğini kaybediyor. Artık her şey pazar ekonomisinin şartlarına teslim edilmiş durumda. Bu şartlarda ürünlerin koruyuculukla ayakta kalması zor. Hatta bu yönde sarfedilen çabalar zaman zaman ürünün olduğu bölgeden olmayan ülke insanının tepkisine yol açmakta. Birçok kişi “zarar bizlerin sırtından çıkıyor” diyerek koruyuculuğa karşı çıkmakta.

Çay, ülkemizde en çok tüketilen bir içecek.

Sadece bir keyf içeceği değil, aynı zamanda kahvaltılarımızın olmazsa olmazı. Zengin, fakir herkesin sofrasından çay hiçbir zaman eksik olmaz.

O nedenle, kalitenin yanı sıra fiyat da tüketici için son derece önemli.

Bu gerçekleri dikkate almadan yapılan açıklamalar, ileri sürülen öneriler siyasetin aracı olarak kullanılan bir argüman olmanın ötesine geçemez.

Çay konusunda ülke gerçeklerini dikkate almayan yorumların artması, çayın bir siyaset malzemesi olarak kullanılmasının sonuçlarını yaşayarak görüyoruz.

Bu konuda ortada olumlu gelişen bir şey var mı?

Onca yoğun tartışmaya rağmen çayın durumu, üreticinin durumu iyileştirilememiş, aksine daha kötü tablolar yaşanmıştır, yaşanmaktadır.

Çayda gelir düşmüş, kalite bozulmuş ve ürün için gelecekten endişe edilir hale gelinilmiştir.

Son dönemlerde yapılmış olan en hayırlı iş rahmetli Tuncer Ergüven’in budama projesi olmuştur. Eğer, bu palyatif çözüm olmasaydı bugün çayımız çok daha kötü durumdaydı.

Kim ne derse desin, Ergüven çay konusunda sürekli arayışlar içinde olan yenilikçi biriydi. Ondan sonra çayın geleceğinin iyileştirilmesi konusunda ciddi bir çalışma yapılmadı.

Ergüven’in sektörde düşündüğü ana çözüm yollarından biri de özel sektörün yaş çay alımını Çaykur üzerinden sağlaması ve bir diğeri de fabrika yapısı Çaykur üretim tekniğine uygun olan zora girmiş büyük işletmelerin kiralanması ve satın alınmasıydı.

Bu projelerin ne derece yararlı olabileceğini bugünden bakarak kestirmek zor. Ancak şu kadarını söylemeli ki, bugün farklı bölgelerde yer alan ve o gün bu görüşmelere sahne olan Karçay ve Akfa çay fabrikaları Çaykur tarafından satın alınsaydı, günümüzde yaşanan kontenjan, kapasite sorunların birçoğu yaşanmaz, Çaykur’un öz varlıkları bir o kadar daha da artmış olurdu.

Kiralama modeli dahi kısmi bir çözüm yolu olabilirdi.

O gün yapılan kiralama görüşmelerinde ana konu, öncelikli olarak bu işletmelerin mevcut borçlarının ilgililere ödenmesiydi. Bunun gerçekleşmesi halinde bölge insanı hem bu kuruluşlardan alacaklarını almış olacaktı, hem de kapasite sorunu aşılmış olacaktı.

Her zaman söylüyorum; çayda özel sektörü, çay pazarında yer alan aktörleri disiplin altına almadan çayın sorunları düzelmez. Gidişat böyle devam ederse ÇAYKUR da her geçen gün kan kaybeder. Sadece ÇAYKUR’u hizaya getirmeye kalkmak çözüm getirmez. Aksine ÇAYKUR, çözüm arayışlarının merkezine oturtulmalıdır.

Çayın geleceğinde birikimi, kurumsal niteliği, geleneksel tecrübe ve bilgisiyle çözüm merkezine konulması gereken kuruluş ÇAYKUR’dur. Sektör ancak onun kontrolü güçlendirilerek iyileşebilir.

Zaman zaman gündeme gelen Çay Kanunu çalışmalarında ÇAYKUR’un öncü kuruluş olarak dikkate alınmaması ve çözümün merkezine konmaması halinde çayın geleceğiyle ilgili olumlu sonuç alınamayacağını hesap etmek gerekir.

Umarım, ilgili kuruluşlar, meslek örgütleri, siyasiler, sendikalar, sivil kuruluşlar vs bu konuyu yakından takip ediyorlardır.

Bölge Çay üretiminden uzaklaşırsa bilinmeli ki, zor günler bizleri bekler. Zaten göç veren bölgemiz bu durumda çok daha kötü duruma düşer..

NELER SÖYLENDİ?
@
Adnan ONAY

Adnan ONAY

DİĞER YAZILARI ÇAYIN GELECEĞİ İÇİN 07-02-2021 23:58 ÇAYIMIZ VE GELECEĞİ İÇİN TEDBİRLER 01-02-2021 08:57 KATAR YATIRIMLARI 30-01-2021 11:36 MESCİDLER, CAMİLER VE HALİMİZ 20-09-2020 09:29 Rize Demiryolu projesi 09-09-2020 14:38 İMDAT SÜTLÜOĞLU’NU DİNLEDİM GÖZLERİM KAPALI 28-07-2020 15:39 FUTBOL KLÜPLERİ 26-07-2020 18:46 TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR 20-07-2020 13:50 AYASOFYA KARARI SEVİNDİRİCİ KARAR 12-07-2020 17:57 DANIŞTAY GEREKÇELİ KARARINI AÇIKLADI, CUMHURBAŞKANI KARARNAMEYİ İMZALADI 11-07-2020 15:57 R.T.E ARAŞTIRMA HASTANESİ 02-07-2020 20:25 TÜRK ÇAYININ DÜŞMANI: KAÇAK ÇAY 27-06-2020 15:45 ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR 02-06-2020 15:30 RİZE'DE KÖYLERİMİZİ KATLETMEYELİM 18-05-2020 12:44 ÇAY S.O.S VERİYOR 15-05-2020 14:25 RİZE'DE SORUN ŞEHİR PLANLAMASI 13-05-2020 18:45 Rize ve Coronavirüs 03-04-2020 22:20 Hasan Karal neden parti değişti, üzeri neden çizilmişti 17-03-2020 20:34 Babacan’ın partisinde Hasan Karal sürprizi. 09-03-2020 23:05 Dünya, yahudi sermayesinin hakimiyeti altındadır. .. 07-02-2020 16:32 "Dönüyor burgaç" 30-01-2020 00:36 HAYAT SARKACI 20-01-2020 19:57 Mustafa Kemal, diyanet teşkilatını kuran isimdir. 12-01-2020 16:04 Günümüz siyasetinin ve siyasetçilerinin kalitesi birçoğumuzun eleştiri konusu.. 20-12-2019 00:45 Çoğulcu,katılımcı,demokrasi hikayesi 13-11-2019 01:23 SADECE BANA MI TUHAF GELİYOR? 07-11-2019 16:30 İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI 01-11-2019 23:29 ÖNÜMÜZDE ZORLU BİR SÜREÇ VAR 26-10-2019 13:24 SEN CUMHURBAŞKANLIĞI'NI DA TÜRKİYE'YE, O 'BARIŞ HAREKATI'NA BORÇLUSUN 19-10-2019 16:54
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri