DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000

Recep Ali Aksoylu
Recep Ali Aksoylu
Giriş Tarihi : 27-08-2020 10:59

HER RİZELİNİN EKMEĞİNDE PAYI OLAN ZİHNİ DERİN YİNE AKLA GELMEDİ

İki yıl önce de 26 Ağustos 2018’de yerel medyamızda bin bir mücadele ve riskler üstlenerek Rize’de çaycılığı başlatan, endüstrileşmesini sağlayan, bölge insanının müstahsil ve iş gören olarak refahını artıran, neredeyse her evden bir veya birkaç ÇAYKUR emeklisinin çıkmasını sağlayan Muğlalı Zihni Derin’in vefatının yıldönümünde hatırlanmamasını yazmıştım. Aradan geçen 2 yılda bir adım atılmaması beni yeniden merhumu yazmaya yöneltti. 

Merhum Zihni Derin, 55 yıl önce, 25 Ağustos 1965 tarihinde 73 yaşında Ankara’da vefat etti. Ama öncesinde tedavilerle, hastanelerde bir yılı bulan sıkıntılı bir dönemi olmuştu. Zira 1964 yılı Ağustos ayında çay bitkisinin bilinçli olarak bölgede dikilmesinin 40.yılı kutlamaları kapsamında Çalışma Bakanı Bülent Ecevit ile birlikte davetli olduğu Rize’de Zihni Derin ciddi yaralanmalı bir kaza geçirmişti.

ÇAY TARIMININ 40.YILINDA

1923 yılında çay ve narenciye fidanlığı kurmak üzere Rize’ye görevlendirilen Zihni Derin, hazineye ait eski adı “Garal Dağı” olan, bugün Ziraat Botanik Bahçesi diye adlandırılan arazide, Batum’dan getirtmiş olduğu Rus bahçıvan Emil Vlakov ile çalışmalarına başlamıştı. Mandalina, portakal, greyfurt, limon, ağaçkavunu, bambu ve çay fidanları yetiştirilerek bölgenin iklim yapısının çay yetiştirmeye uygun olduğu görüşüne vardı. Ardından Batum’dan fidan getirip halka dağıtma girişiminde bulunduysa da yeterli ilgi görmeyince Ankara’daki görevinin başına dönüp bir yasa teklifi hazırlamıştı. Tasarı, o dönemin Rize Mebuslarının desteğiyle 6 Şubat 1924 tarih ve 407 sayıyla kanunlaşarak “Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında; Fındık, Portakal, Limon, Mandalina, Çay Yetiştirilmesi Hakkındaki Kanun” adıyla yürürlüğe girmişti.

Yasanın yürürlüğe girmesi, destek – teşvik paketlerinin uygulanmasıyla bölgenin kaderini değiştiren çay tarımının yörede başlamasının 40. yılı kutlamaları kapsamında davetli geldiği Rize’de idealinin gerçekleştiğini görmenin heyecanını ve duygusallığını yaşarken hayatının da kabusunu yaşadı Zihni Hoca. Ecevit’in daveti ile bindiği valinin aracı ile tören alanına geldiler. Zihni Derin arabadan indikten sonra şoför kazaen arabayı geriye sürerek yaralanmasına neden olur. Kalça kemiğinin kırıldığı anlaşılarak ameliyat için Trabzon’dan uçakla Ankara´ya ulaştırılır. Üç buçuk aylık bir tedaviden sonra eski sağlığına kavuşsa da 25 Ağustos 1965´te Ankara´da vefat eder.

YÖREYE ÇAY ZENGİNLİĞİ KOLAY KAZANDIRILMADI

Bugün 25 Ağustos, Zihni Derin’in vefatının 55.yıldönümü. Pandemi nedeniyle çoğu kutlama, anma vb organizasyonların yapılamadığı bir gerçek ama insan kümelerinin bir araya gelmeden de Rize için, Rizeli için, Doğu Karadenizli için çok önemli bir şahsiyet olan, hemen her bölge insanının direk yada dolaylı yediği ekmekte payı olan Zihni Derin Hoca anılabilirdi.

Yeşil altın için bugün endişeleniyoruz. Ama o yeşil altına zamanında da bin bir emek ve mücadele ile kavuşmuştuk. Çay tarımını başlatabilmek Muğlalı Zihni Derin ve isimli – isimsiz arkadaşları için hiç de kolay olmamıştı.

1921 yılında Ankara’da ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarını görüşmek için bakanlık temsilciliklerinin katıldığı bir komisyonda İktisat Bakanlığının temsilcisi olarak yer alan Zihni Derin, Rus Devriminden sonra işsizliğin ve güvenlik sorunlarının arttığı Doğu Karadeniz’de halka yeni iş imkânları yaratmak için inceleme yapmakla görevlendirilmişti. 1800’lerin sonlarına doğru kenevir – feretiko ekonomisinin cazibesini kaybetmesiyle ekilebilir alanları kısıtlı yöre insanının çalışmak için gurbete gitme dışında seçeneği yok gibiydi.

Böyle bir ortamda Çay’ın Rize’nin, Doğu Karadeniz’in talihini değiştirebileceği gerçeğinden hareketle Genç Cumhuriyet, Zihni Derin’i görevlendirir. Başarılı olması içinde arkasında durur, destekler. Denemeler olumlu sonuç verse de yöre insanı çay ekimini ekonomik olamayacağı düşüncesiyle zor kabullenir. “Kırklı yılların başında bile toprak az olduğu için Rizeli yiyeceği ekmek için mısır ekiyor. Çay kaç senede yetişecekte, para kazandıracak düşüncesi ile mısır ektiği alana kimse çay ekmek istemez. Bunun üzerine devlet der ki, kim bir dönüm çay ekerse ona üç yüz lira veriyorum ve parayı sattığım çaydan taksitle keseceğim. Bunu duyan köylü mısır ekilmeyen yerlerden başlayarak çaylık yapmaya başladı. Para kazanıldığı görülünce de en güzel bahçelerinde de çay yapmaya başladı” diyor bir hemşerim geçmişteki bir sohbetimizde.

PANDEMİ SÜRECİ OLSA DA

Evet, o bir Rizeli değildi ama yılmadan verdiği mücadeleler sonucu Rizelinin yıllar sürecek ekonomik refaha, hatta zenginliğe kavuşmasını sağlayan, ailesini memleketin bir bölgesinin ekonomik yönden kurtuluşu adına ihmal edecek denli kıymetli bir vatansever ve ziraatçı idi.  

Gel gör ki, çay ile direk ilgisi olmasa bile yedisinden yetmişine her Rizelinin yediği ekmekte hakkı olan bu bizden çok Rizeli, memleket sevdalısı, idealist ziraatçıya bir teşekkürü, anma programını bile çok görüyoruz.

Maalesef bu yılı da geçtik ama güzel Rize’mizde her yıl Zihni Derin adına kapsamlı bir etkinlik, sadece kurum içi ile sınırlı kalmayacak sempozyum, festival düzenlenmesi, adına özel çay çıkarılması ve de kentin simge yapılarından birine adının verilmesi zor olmasa gerek. Her Rizelinin kursağında ekmeği olan merhumun bunu fazlasıyla hak ettiğini Rize’mizi yönetenlere, Çay ekonomisi ile iştigal eden tüm çevrelere anımsatarak aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Mekanın cennet olsun Muğlalı Zihni Derin.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Kylie Jenner'dan iddialı paylaşım