DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Onat Güner
Onat Güner
Giriş Tarihi : 05-01-2021 13:23

VE SONUÇ! TÜRKİYE’DE SİYASET, TOPLUMU BİRBİRİNE DÜŞMAN ETTİ!

Merhaba değerli okurlarım uzun süre bir ayrılık yaşadık. Tekraren kusura bakmayın lütfen…Ama merak etmeyin muhteşem bir yazı ile tekraren sizin karşınızdayım. Uzun süre düşündüm ‘’Ne yazabilirim?’’ diye, ama sonuç olarak buldum. Sokağa çıktım, insanlarla konuştum konu araştırması yaptım. Yazımın konusunda esinlendiğim en önemli kaynak ise 22 Aralık 2020 tarihinde açıklanan bir anketti. Hemen hızımızı kesmeden anlatmaya başlıyorum.

Diğer yazılarımda bahsettiğim gibi Yüce Türk Milleti kadim bir millettir. Bu Aziz Millet kimi araştırmacılara göre 3000 yıldır, kimilerine göre 5000 yıldır, kimilerine göre ise 7000 veya 14000 yıldır Türk Milleti dünya üzerinde varlığını sürdürmektedir.

Peki, Millet nedir? Millet, ‘’Aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluk, ulus’’ demektir. İşte milletin tanımında olduğu gibi milletin oluşumunda birçok unsur bir araya gelmelidir. Gelmek zorundadır.

Peki son süreçte nasıl bir millet veya toplum düşüncesine sahibiz sizce?

Türkiye’de Kutuplaşmayı Azaltmaya Yönelik Stratejiler ve Araçlar Projesi (TurkuazLab) kapsamında yapılan “Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları 2020” araştırması yapıldı ve sonuçları geçen günlerde açıklandı.

Benim çok ilgimi çeken bu araştırmanın, hep beraber derinlerine inelim ve bununla birlikte bir tahlil yapalım.

Araştırma, koronavirüs salgını nedeniyle oluşan zor koşullara ve kısıtlamalara rağmen, Türkiye’nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden 4.006 kişiyle, 29 ilin mahalle ve köylerinde 500 örneklem noktasında Kasım-Aralık aylarında yapılan yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirildi. Araştırmanın ilk anket sorusuyla gündemimizi açalım.

En uzak hissedilen parti taraftarlarıyla sosyal mesafenin ölçülmesi bakımından, çocuğunun o partinin taraftarlarından biriyle evlenmesini istemeyenlerin oranı %74,9, "isterim" diyenlerin oranı ise %21,1. Durumun vahametini görebiliyor musunuz? Düşünsenize çiçeğinizi çikolatanızı yaptırıyorsunuz, güzelce giyiniyorsunuz evladınızın beğendiği, sevdiği kızın evine gidiyorsunuz. Soruyorlar ‘’Oğlumuz ne işle uğraşıyor, sigarası alkolü var mı? Üniversite okumuş mu?’’ vb. her sorudan geçer notunuzu alıyorsunuz. Son soru ‘’Oğlumuz hangi siyasi partiyi destekliyor?’’ efendim X partisi dediğinizde evliliğin önünde büyük bir engel çıkıyor. Yani toplumuzda ki ayrışmayı görebiliyor musunuz? Biz ne ara bu hale geldik, neden böyle olduk? İnsanların ideolojik duruşları veya farklı parti desteklemesi evlenmelerine nasıl engel olabilir. 3. Dünya ülkesi miyiz biz?!

Araştırmanın ikinci anket sorunu hemen paylaşıyorum. Yine en uzak hissedilen partinin taraftarlarından biriyle iş yapmak konusunda "istemem" diyenlerin oranı %72,0, "isterim" diyenlerin oranı %24,3.

Düşünsenize bir iş ortağı buluyorsunuz kendinize, sermayenizi belirliyorsunuz. İşletmenizi kuracağınız yeri belirliyorsunuz. İşletme için gereken fiziki ve kanuni alt yapıyı inşa ediyorsunuz. Sonuç ideolojinizden veya destek verdiğiniz partiden dolayı işletme kuramıyorsunuz.

Hayal edin böyle bir durum yaşanılabilir mi? Hangi ‘’Büyük güçler’’ diye adlandırılan ülkede bu durum var? Ekonomimiz bu kadar kötüyken bile insanlarımız kendilerinden olmayana kin ve nefret duygusuyla bakıyor. Sahi ne zaman oldu bu? Neden oldu?

Gelelim araştırmanın 3.  Anketine bu anketi şuanda önümde ve ağzı açık bir şekilde okumaktayım. En uzak hissedilen partinin taraftarlarıyla komşu olmak istemediğini belirtenlerin oranı %60,8, "isterim" diyenlerin oranı ise %36,8. Lütfen düşünün, lütfen tahlil edin, lütfen araştırın. Neden böyle olduk? Siyasetçilerin söylemlerinde ki ‘’Batı bizi kıskanıyor’’ sözleri ne kadar doğru veya ne kadar gerçekçi? Batı bunu mu kıskanıyor. Bu sürece kadar zaten doğru bir işimiz gitmemiş bir de övündüğümüz tüm dünyanın imrendiği toplum ve millet kavramlarımız erozyona uğramıştır.

Örneğin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci araştırma sonuçlarına yönelik yaptığı değerlendirmede “Parti taraftarlarının birbirini ‘öteki’ olarak görmeye başlaması siyasal hoşgörüsüzlüğün ve sosyal mesafenin artması şeklinde tezahür ediyor. Ayrıca ‘diğer’ parti taraftarları ahlaki olarak da aşağıda görülerek ötekileştiriliyor. Bu da birlikte yaşamanın ve sorunlarımıza ortak çözümler geliştirebilmenin önündeki en büyük engellerden biri” dedi.

Peki, içinizden ‘’Kardeşim bu konuyla siyasal iktidarın ve muhalefetin bağlantısı nedir?’’ sorularını duyar gibiyim. Hemen cevaplayayım efendim. Şimdi bir ülkenin siyasi iktidarı aynı zamanda bulunduğu mevcut ülkenin değerlerini, ilkelerini ve toplum yapısını değiştirir ya da revizyonda bulunur. Birde iktidar, uzun süreden beri iktidarda ise bu tarz politikaları yürütmesi ve uygulaması pek tabiidir. Muhalefet ise planlama yaparak iktidara gelmeyi hayal eder, bunun için küçük çapta bir toplum mühendisliği yapar.

Peki son 17-18 senede kutuplaşmaya ne sebep oldu? Hemen belirteyim. Siyasal iktidar, kendisine muhalefet edenleri veya kendi partisini, ideolojisini desteklenmeyenlere ‘’Vatan Haini, Terörist’’ yakıştırmasını yapmaktan geri kalmamış. Bununla birlikte muhalefette, iktidar ve sempatizanlarına ‘’Yobaz’’ yakıştırmasını yapmıştır. Düşenebiliyor  musunuz? Her iki tarafta, kendisine oy vermeyen milyonlarca seçmene ve vatandaşa böyle ağır bir ithamlar yöneltmektedir. Partilileri ve destekçileri de aynı şekilde tavır alınca, bu seferde toplumda kutuplaştırıcı bir söylem ortaya çıkmıştır.

Aziz Türk Milleti, Devleti için yaşayan Milli Bilinci ve Milli Şuuru yüksek bir Millettir. Türk Milleti, iktidarın veya muhalefetin güdümü altına alınamayacak kadar aziz ve kadim bir millettir. Türk Milleti başına her ne gelirse gelsin tüm kötü süreçlerden dayanışma yaparak çıkmıştır. Ergenekon’da da böyledir, İstiklal harbinde de böyledir. Hiç duydunuz mu İstiklal Harbinde ‘’Bu ittihatçıdır veya bu Kuvâ-yi Milliyecidir ben bunla çalışmam ahbaplık etmem devleti kurtarmam!’’ diyeni. İsterseniz Türk Tarihini araştırabilirsiniz. Böyle büyük çapta bir bölünme hiçbir Türk devletinde yaşanmamıştır. Böyle yüksek oranda kin ve nefret dolu bir toplum mühendisliği yapılması tamamen iğrençliktir, Yüce Türk Milletine indirilmiş bir darbedir.

Bu tespiti sadece ben yapmıyorum. New York Times’ta yer alan makalede Türkiye’de ki siyasette ‘kutuplaştırıcı söylemleri bilinçli biçimde kullanılıyor’ denildi. Şimdi banane Amerika’dan naraları atmayın çünkü bu sadece bir örnek, dış basında konuyla ilgili birçok yorum ve makale vardır. Zaten New York Times da ,2018’de yapılan bu tespitler doğru olmasaydı son yapılan anketin sonuçları emin olun farklı olurdu.

Benim isteğim %50 lik bir kesimin Vatan Haini veya Cahil, Yobaz gibi ağır bir şekilde sınıflandırılmaması. Kinden nefretten beslenmenin ne kadar kötü bir şey olduğunun görülmesi.  Düşünün sokakta biri yanınızda düşse AKP’li, CHP’li, İYİ Partili, MHP’li diye düştüğü yerden kaldırmamamız mı gerekiyor. Eğer bizim gibi düşünmüyorsa düşene bir tekmede biz mi atmalıyız?

Sözün özü şudur. Yüce Türk Milleti uzun süreden beri beraber yaşama alışkanlığına sahip kadim ve eski bir millet ve medeniyettir. Bu yüce millet, devletinin her netameli sürecinde koşulsuz, şartsız yanında olan bir millettir. Ama son süreçte ise Milletimiz tam 2’ye bölünmüştür. Bu kutuplaştımayı, bu cihanın canavarları olan İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya 1. Dünya savaşında topyekun üstümüze gelmelerine rağmen başaramamıştır. Lakin üzülerek söylüyorum ki sanırım şuanda istekleri 101 sene sonra da olsa gerçekleşti.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri