RİZE
Giriş Tarihi : 30-06-2020 21:53   Güncelleme : 30-06-2020 21:53

Rize CHP'nin Yönettiği Tek İlçesi Fındıklı'da Neler Oluyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize'de en son 2004 yılında bir ilçede yerel seçim kazanmış olan CHP, iki seçim aranın ardından 31 Mart 2019 seçimlerinde Fındıklı ilçesinde seçimi kazandı. Hakkında çeşitli konularda dava ve soruşturmalar açılan Belediye Başkanı Cervatoğlu VOA Türkçe'ye konuştu

Rize CHP'nin Yönettiği Tek İlçesi Fındıklı'da Neler Oluyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize'de en son 2004 yılında bir ilçede yerel seçim kazanmış olan Cumhuriyet Halk Partisi, iki seçim aranın ardından 31 Mart 2019 seçimlerinde Fındıklı ilçesinde seçimi kazandı. Seçimi kazandıktan dört gün sonra ‘halka açık kapı politikası’ uygulamak adına makam odasındaki kapıyı söken Belediye Başkanı Ercüment Cervatoğlu, o günden beri birçok kez gündemdeydi.

Haziran ayı başında belediyeye kayyum atanacağı iddiaları üzerine Corona pandemi koşullarında halkı teskin etmek için Fındıklı Meydanı’nda bir konuşma yapan Cervatoğlu hakkında geçen hafta İçişleri Bakanlığı müfettişleri bir soruşturma başlattı.

Cervatoğlu: ‘‘Millet Parkı ismini Atatürk Parkı’na çevirdik diye soruşturma açıldı, hala şaşkınım’’

Soruşturmanın nedeni 2019 yılında yapılan yerel seçimlerden 12 gün önce açılan Millet Parkı ve içinde bulunan Millet kıraathanesinin adlarını Atatürk Parkı ve Kazım Koyuncu Kültür Merkezi olarak değiştirmiş olması.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Fındıklı Belediye Başkanı, ‘‘Ben yanlış yaptımsa elbette sorgulanacağım, elbette denetleneceğim. Müfettişlere, ‘neden geldiniz?’ diye sorduğumuzda hala bile şaşkınlığını yaşıyorum ama ‘Atatürk Parkı’ dediler. Seçim öncesi şov olarak açılan bu park 14,5 milyon liraya mal oldu. 2032 yılına kadar Fındıklı halkı bu bedelin 8 milyon liralık kredi kısmını ödeyecek. CHP Meclisi Grubu, ‘Millet Parkı, siyasi particiliktir, o adı vermeyin eski AKP’li belediye başkanının adını verin’ diye önerge verdi ama kabul etmediler. Biz de seçimden sonra bu ismi değiştirmeye karar verdik. Haziran ayında liseli bir gencimiz, ‘ilçemizde Atatürk’ün adına hiçbir şey yok, parka onun adını verelim’ dedi. Biz de Meclis’te aldığımız sekize üç nitelikli çoğunluk kararı ile parka onun adını verdik, içindeki kıraathaneyi de Kazım Koyuncu Kültür Merkezi’ne çevirdik’’ dedi.

‘‘Atatürk’ün isminin arkasına sığınıyorsunuz demelerine rağmen yine aleyhte oy kullandılar’’

Fındıklı Belediyesi’nin gönderdiği isim değişikliği kararı, kaymakamlık tarafından 15 günlük yasal yanıt süresi son ana kadar kullanıldıktan sonra ‘kamu yararına aykırı’ bulunduğunda Cervatoğlu, bir parti toplantısı için Kütahya’daydı. Belediyedeki personeline tutanağın altına imza atılmamasını söyledi ve Pazartesi günü döndüğünde resmi belgeyi kendi imzaladı.

Fındıklı Belediye Başkanı, ‘‘Bugünkü kamu düzenini kurucumuza borçluyuz. İsminin kamu yararı olarak görülmemesi ne demek? Biz de dava sürecini başlattık. Ağustos’ta belediye meclisinde bir kez daha gündeme getirdik. Siz Atatürk’ün arkasına sığınıyorsunuz. ‘Biz Atatürk’e karşı değiliz de Kazım Koyuncu’yu neden koydunuz?’ dediler. Kazım, Çernobil’i bize anlatan bizi dünyaya açandır. Penceremiz o kadar büyüdü ki dünya bizi Karadenizliler'i Lazlar'ı görmeye başladı. Onun müziği çalınca kolunun bir tarafında MHP’li bir tarafında sosyalist biri olabilir, bizi birleştiren birisidir. Buna rağmen bu sefer ayrı ayrı oylattık. Kazım’ın ismine karşı çıkan üç kişi, Atatürk’ün ismine de karşı çıktı, aleyhte oy verdi. Bu yönetim biçiminden rahatsız oluyorlar Atatürk’ten de rahatsız oluyorlar’’ dedi.

Cervatoğlu: ‘‘Benim hakkımda ‘kayyum atanacak istifa etsin ki kendi grubunuzdan birileri gelsin’ söylemleri dillendiriliyor’’

CHP’li tüm belediye meclisi üyeleri ile bazı belediye çalışanlarına sorulan sorunun, ''Neden kaymakamlık onaylamadığı halde bu soruşturmayı yaptınız?’’ şeklinde olduğunu söyleyen Cervatoğlu, kendilerinden önceki belediyenin kaideye 63 bin liraya yaptığını kendilerinin ise 6 bin 500 lira harcadıklarını söyledi.

‘‘Onlara, ‘Bizden öncekilerin yaptığı harcamayı da inceleyin’ dedik ama kabul etmediler. Ben de üç sayfalık yazılı savunma verdim. İki türlü belediyecilik var. Bir rantçı belediyecilik bir de toplumcu halkçı belediyecilik. Bizim yaşama bakış açımız halkçı ve toplumcu belediyeciliği hayata geçirmek. Bize yapılan demokrasiye, demokratik anlayışa ters bir iş. Soruşturma yapılacak o kadar çok şey varken Atatürk parkı isim değişikliği veya Kazım Koyuncu isminin soruşturulması ilginç. Benim hakkımda kayyum atanacak istifa etsin ki kendi grubunuzdan birileri gelsin söylemleri dillendiriliyor, en yetkili ağızlardan. Bunlar içinde yaşadığımız demokrasi sorununu da açıklıyor diye düşünüyorum.’’

18 köye sahip Fındıklı’nın nüfusu yaklaşık 20 bin. Nüfusun ağırlıklı bölümü Lazlar'dan oluşuyor ancak Hemşin köyleri de var. Son yıllarda kabuğuna çekilen Fındıklı, Cervatoğlu’nun göreve gelmesiyle yeniden hareketlenmiş. Önce 20 yıldır yapılmayan Yeşil Altın Gümüş Deniz Festivali’ni canlandıran belediye başkanı yılbaşında sokak eğlencesi tertiplemiş, yıllardır unutulan meciyi (imece, köylülerin hep birlikte çay ya da fındık toplaması) yeniden hatırlatmış.

Cervatoğlu, ‘‘Polis havaya ateş açtı, benim hakkımda dava açıldı; yılbaşında iki kişi Noel Baba kostümü giydiği için soruşturma açıldı’’

Fındıklı Belediye Başkanı, tüm bunların bölgedeki bazı çevreleri rahatsız ettiğini söylüyor.

‘‘Köylerde takımlar kuruldu, bir ay boyunca maçlar yapıldı. Geleneksel yayla göçümüz hatırlandı. Bir festival komitesi kuruldu, birçok ünlü grup geldi. Festivale 20 bin kişi katıldı. Bir kişinin burnu kanamadı. Bir gece Mor ve Ötesi sahnede, arka tarafta iki kişi tartıştı. Polis orada hemen silahını çeker. Havaya ateş açar. Benim için bir infialdi bu. Neyse ki Mor ve Ötesi müziği kesmedi. Durum sakinleşti. Ben bu olayla ilgili suç duyurusunda bulundum ama dava bana açıldı. Anadolu’nun kadim kültüründe yeni yılı karşılamak çok renklidir. ‘Yılbaşında bir şey yapabilir miyiz?’ dedim. Marsis grubu, ‘biz konser veririz’ dedi. Meclislerimiz, ‘evlerde yemek yapar getiririz’ dedi. O gece altı saat sürdü, 2 bin kişi katıldı. Gecede iki kişi Noel Baba kostümü giydiği için dini değerleri küçültmekten soruşturma açıldı. Noel neymiş? Hıristiyan geleneğiymiş. Bizim mecimizde ötekileştirme yok, dil, din ırk ayrımı yok. Tulum şiştikten sonra horon genişler.’’

Meciyle hayvan barınağı yapılıyor, sökülen kapı emanette

Tüm yaşadıklarına rağmen canla başla çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Cervatoğlu, Osman Terzi adlı bir Fındıklılı'nın altı dönümlük çay bahçesinin gelirini belediye bıraktığını ve 90 kişinin imece usulüyle buradaki çayları toplayarak ilçede yapılacak hayvan barınağına gereken kaynağın üçte ikisini sağladıklarını anlattı.

Peki on beş ay önce 4 Nisan’da sökülen kapının ne oldu?

‘‘Odanın kapısı yok. Zaten makam masam, koltuğum da yoktur. Vatandaşla bir masa etrafında otururum. Kapı emanette. ‘Soruşturma açılır, devlet malına zarar vermeyelim’ diye kapıyı emanette tutuyor, onu koruyoruz.’’