Rize Haber, Rize haberleri, Sondakika Rize haberleri
HV
03 ARALIK Cumartesi 09:45

‘’BEN BURAYA ÖLMEYE GELMEDİM BU YOL YAPILACAK’’

Rize Merkez’e bağlı Ekmekçiler Mahallesinde yaşayan Sandalcı ailesi yaşadığı yol sorunlarından dolayı temel ulaşım, sağlık, eğitim hizmetlerinden yararlanamıyor. Ekmekçiler Mahallesi Rize Merkez’e uzaklığı yaklaşık 2 km olmasına rağmen mahalle içi ulaşım patika ve eski tip yollardan oluşmasından dolayı pek çok ulaşımdan kaynaklanan sorunu da beraberinde getiriyor.

RİZE
Giriş Tarihi : 03-10-2022 12:51   Güncelleme : 03-10-2022 17:59

HALK 53 ÖZEL HABER 

Sandalcı ailesi 3 kişiden oluşuyor anneanne Suna hanım 70 yaşında kalp hastası, omuriliğinde sorun var, yürüme zorluğu çekiyor ve rutin kontrolleri için hastaneye gidemiyor. Yol olmadığı için ambulans dahi evin yakınına gelemezken eve gelen bir doktorun yolda zorlanarak gelmesi sonucu: ’’Bir daha buraya gelmem’’ Sözleri her şeyi özetlemekte.

Nurcan hanım 9 yaşındaki kızı Aybüke’yi  her gün okula götürebilmek için kızı ile birlikte çizmelerini giyip yola koyuluyor. Yol güzergahı engebeli kaygan olması dolayısıyla anne kız her gün okul çıkışı ve dönüşü servis yoluna kadar birlikte yürümekteler.

Nurcan hanım her gün sarı çizmeleri ile evin alışverişini sırtında taşımaktan bel fıtığı oluşmuş ve korse kullanıyor.

9 yaşındaki Aybüke okula gidebilmek için her sabah annesi ile çizmelerini giyip yola koyuluyor. Kışın kar yağışlarında yolların kullanılamaz hale gelmesi dolayısıyla Aybüke evde mahsur kalıyor.

Sandalcı ailesi yol sorunundan dolayı eğitim, sağlık, ulaşım  dışında aynı zamanda hiçbir sosyal aktiviteleri yok. Yol olmadığı için ailenin mahalle içinde yaşayan akrabaları dahi Sandalcı ailesine ulaşmakta zorluk çekiyor.

 ‘’Sabah Uyandığımda Yine Çile başlıyor’’

Aybüke her gün okula gitmek için çizmelerini giymekten oldukça yorulmuş ve psikolojik olarak bu yıpranmış durumda: ’’Bu yollar çizmesiz başka şekilde geçilmiyor. Yağmurlu olsa çamurlu oluyor. Kar yağsa yerler buzlu oluyor geçemiyorum hiçbir şekilde. Hiçbir şekilde okula gidemiyorum resmen. Şu normal hava haricinde okula gidemiyorum. Kar yağdığında direk okula gidemiyorum yerler buz tutuyor. Tek başıma bu yollardan yarıya kadarını inerim geriye kalanı inmem imkansız. Her sabah çizme giyiyorum sabah uyandığımda yine çile başlıyor diyorum. Şu yolu yapın artık’’

‘’Kaderimiz Böyle’’

Nurcan Hanım Sandalcı ailesinin bel kemiği durumunda. Kızı ile birlikte çizmelerini giyip her gün okul servisine götürüyor. Annesi ile ilgileniyor, ev ihtiyaçlarını sırtında taşıyarak karşılamaya çalışıyor. Yolarda ev ihtiyaçlarını taşımaktan bel fıtığı başlangıcı oluşmuş, korse kullanıyor ve sinirleri yıpranmış durumda: ‘’Biz her gün günde iki defa bu yolları aşıp okula gidiyoruz. Kaderimiz böyle. Havalar güzelken bile sorun var en azından şu patika yoldan çıkarken sorun yaşıyoruz. Bu yolun temizliğini için her ay bir adam tutuyorum, para verip temizlettirip de öyle açıyorum. Çünkü benim öyle bir kuvvetim yok, ot yolacak veya çimen biçecek şekilde. 

 ‘’Hiçbir Şekilde Seyahat, Sağlık Hakkımız Yok, Çocuğun Okula Gitme Özgürlüğü Yok’’

Evde yetmiş yaşında kalp hastası bir annem var. Ambulans geldi annemi taşıyamadık. Allahtan cuma çıkışıydı namazdan gelenlerden rica ettik sedye ile bu yolda yukarı çıkardılar. Hiçbir şekilde seyahat etme hakkımız yok, sağlık hakkımız yok, çocuğun okula gitme özgürlüğü yok her şekilde kısıtlandık buraya geldiğimizden beri. Yaklaşık bir yıldan beri evden dışarı çıkmadı annem doktoru dışında. Annemi evden dışarı çıkaramıyoruz mahallenin nüfus da yaşlı olduğu için genç insanda yok bize yardımcı olacak götürmeye getirmeye bayağı zorluk çekiyoruz.

‘’Her Şekilde Köşeye Sıkıştırdılar’’

Yetkililere ulaştım en son Cimer'den bana gelen cevap Belediye Fen işlerinden: Yüksek maliyeti gerekçe gösteriyorlar. Şu gördüğünüz diğer yerde de üç yüz tane ortakçı var burada. Bu hem maddi hem manevi anlamda kesinlikle yapabileceğim bir şey değil buradan 4 metrekare yol mu geçiyor ne yapılacak kamulaştırılıp yol yapılacak. Buna da gitmiyorlar her şekilde köşeye sıkıştırdılar yapabileceğim hiçbir şey kalmadı. Cimer'e 3. yazışım artı bu eğer bundan da ses çıkmazsa artık ne yaparım bilmiyorum. Ya pılımızı pırtımızı toplayıp döneceğiz başka şehre, yapacak hiçbir şeyimiz yok.

Ayağınızdaki sarı çizmeleri her gün mü giyiyorsunuz?

Nurcan Hanım: Her gün sarı çizmeleri giyiyorum. Beni burada artk herkes çizmeli insan olarak biliyorlar. Çarşıya bile böyle iniyorum norma ayakkabı giymeyi unuttum artık. Ya sarısını ya siyahını artık elimin altında hangisi varsa onu giyip iniyorum çarşıya.

Çizme giymek size ne hissettiriyor her gün?

Çarşıda çizme ile gördüklerinde siz buradan mısınız diyorlar. Bizim kadınlarımız sokağa böyle çıkmaz diyorlar. Ben şu yollarda geldiğimden beri 4 tane yazlık ayakkabı eskittim neden müthiş taşlı ve kaygan yollar. Normal ayakkabı giymeyi unuttum bir senedir. Sürekli lastik çizmelerle iniyorum ve çıkıyorum

‘’Evde 10 Gün Mahsur Kaldık’’

Kışın burada bulundunuz mu hiç? Kışın neler yaşıyorsunuz?

Geçen sene evde mahsur kaldık biz 10 gün. Biz geçen sene 1 aydan fazla okula gitmedik. Allah'tan pandemi süresi olduğu için devamsızlık söz konusu olmadı. Bu sene kesinlikle devamsızlık olmayacağını söylediler çünkü eski sisteme geri döndüğümüz söylendi. En küçük bir yağmurda eğer çocuğumu okula götüremeyeceksem. Benim özel ders aldırmak aldırmak gibi bir lüksümde yok buraya gelecek öğretmen de yok. Ben bu zorlukları yaşarken başkası nasıl buraya gelebilir. Çocuk en azından yaşama hakkı alındı elinden. Bir çarşıya sinemaya gitmek istiyor kızım başka zaman gideriz oturalım aşağıya sağ olsun yağışlı bir memleket burası yağışımız hiç bitmiyor. Çok zorluk çekiyoruz özellikle çocuğum ve annem konusunda. Duygusal olarak çok yıprandım belimde korse ile yaşıyorum. Belimde fıtık çıktı çünkü geldiğimiz güzergahta herşeyi mi sırtımda taşıyarak getiriyorum. Çocuğa okul çantasını ben taşıttıramam ben taşıyorum.

‘’Fıtık Başladı’’

Market alışverişini nasıl yapıyorsunuz?

Çarşıda alışverişimi yapıyorum çok fazla alışveriş yaptıysam taksi ile geliyorum ondan sonrası tekrar kendi imkanlarım ile taşıyorum. Fıtık bu şekilde başladı.

‘’Sadece Yol İstiyorum’’

Annemin sağlık raporları var kızımın sağlık raporları var. Kızımın çoklu alerjisi var. Annemin kalp hastalığı var artı omuriliğinde daralma var ve yürüme zorluğu çeken bir kadın. Üç hafta oldu annemi doktor kontrolüne götüremedim yağışlar müsaade etmedi. Yağışları bırakın tek başıma çıkartamam buradan kaldık öyle. Evde sağlık hizmetlerine başvurmamız için bile doktora gidip sağlık raporu almamız lazım. Bunun için bile doktora gidemiyoruz. Ben belediyeye şuradan veya buradan yol istiyorum demiyorum ben sadece yol istiyorum. Güzergah neresi olursa olsun evimin önüne ambulans gelebilsin, kızımın okula gideceği bir yol istiyorum. Ben illa şu olsun bu olsun diye kesinlikle bir talebim yok. Ben yol istiyorum bir vatandaş olarak. Bu kadar benim talebim başka hiçbir talebim yok belediyeden.

‘’3 Tane Kadınız Biz Burada’’

Maddi manevi çöktüm ben hangi birini düşüneyim. On günlük kar tatilinde perişan olduk. En sonunda belediyeyi arayıp kürekle adam gönderin kapının önünü açın dedim. Ne alışverişe gidebildim ne annem hastalandı doktora götürebildim, ne kızım hastalandı doktora götürebildim. Muhtar beyi aradım onlar geldiler yaptılar sağo lsunlar. Artık bir şey olmak zorunda benim dayanacak gücüm kalmadı. Çok yoruldum gerçekten çok yoruldum 3 tane kadınız biz burada. Ben illa birilerinden yardım mı istemeliyim bir şeyler yapılması için. Niye birilerine muhtaç kalmak zorundayım. Yıllardır dışarıda yaşıyordum hiçbir kimseye muhtaç değildim. Her işini kendi gören bir kadınım ben şimdi birinin gücüne desteğine ihtiyaç duyuyorum bir şeyler yapabilmek için.

Ben bir can vermeyeceğim burada bu yol yapılacak. Ben buraya ölmeye gelmedim. Ben buraya insanca yaşamaya geldim.

 

Suna hanım baba toprağına huzur bulmaya geldi fakat hiç bitmeyen yol çilesinden sonra evden çıkamaz durumda ve bu durum onu oldukça yıpratmış:’’ Rize’ye huzur bulmaya geldim karşılığında hüsran buldum’’

Suna Sandalcı: Doktora gidemiyorum gördüğünüz gibi. Yağmur yağınca daha felaket oluyor araba yolu ile bayağı var aramız. Çok çile çekiyoruz

Çok fazla sağlık sorunum var. Kalbimde pil var değişme vakti yaklaştı aralık ayında galiba. Omuriliğimde zedelenme var, yürüyemiyorum. İki kiş koluma girerek yürüyebiliyorum. Çok zorluklar çekiyorum. Yaşlılığın verdiği kuvvetsizlikte var bayağı rahatsızım. Şeker, tansiyon bir sürü rahatsızlıklarım var.

Çarşıya İnebiliyor Musunuz?

Yok yok ne çarşısı kapıya zor çıkarıyor beni kızım. Yürüyemiyorum, zaten yürüme zorluğum var. Geçen fenalaştığım da kalp doktoru geldi adamcağız düşüyordu. Doktor bir daha gelmeyeceğiz ona göre dedi.  

Bazısıda burada oturacağınıza çarşıda oturun diyor. Burası bizim vatanımız toprağımız rahat etmeye geldik Rize’yi çok seviyorum. Çocukluğum burada geçti Bodrum’dan geldik memleketimiz diye.

Hiçbir yere gidemiyorum. Bir iki kere doktora gittik oda çok zorlandık çok güzel hava da gittik ki yağmurda gidemiyorum kayıyoruz. Hiçbir yere gidemedim bir kere bankada işim oldu imza vermeye gittim başka hiçbir şey yapamıyorum. Hiç akrabalarıma falan gitmedim akrabalarımda var burada. Kimsede gelemiyor hastalığımdan dolayı müthiş mutsuzum.Geldiğimden beri yaklaşık 20 kilo verdim. Rahatsızlığım vardı ama burada fenalaştım.

Rize’ye huzur bulmaya geldim karşılığında hüsran buldum.

Muhtar ile birlikte yetkililer birkaç kişi geldi dedi ki :’’ Buradan çok pahalı oluyor, çarşıdan ev şey yapsanız daha iyiydi. Ne işiniz var burada’’ dediler

‘’Tayyip Bey Duysa Yeter’’

Suna hanım: Toprağımız burası çocuklarımız unutmasınlar baba vatanlarını. Nereden imza toplayalım belki 300 kişiler. Kimisi ölmü, 3. nesiler onları hiç tanımıyoruz. İstanbul’un muhtelif yerlerindeler. Şaşırdık ne yapacağımıza. Bütün gece dua ediyorum hasta olmayayım diye. Buradan gidemeyeceğim bir yere. İnşallah yetkililer sesimizi duyar, Tayyip Bey duysa yeter halbuki. Hemşehrimiz dedik, güzel işler yapıyor dedik. Bizi mağdur etmez dedik ama ona ulaşamıyoruz ki.

Yetkililerin Çarşıda ev tutmanızı istemesi size ne hissettiriyor?

Çok üzüyor beni kendi toprağım varken. Maddi imkanımda yok ki hem oraya kira ver burası ayrı orası ayrı. Emekli maaşı ile geçiniyorum zaten. Çok zor durumdayız maddi olarak her şeyi idare ederiz de şu yol sorunu çok fena. Hasta olunca doktor gelmeyiz dedi artık çok zorlanıyorlar çünkü gelince. Yedi kişi beni bez sedyeye koydular zorla taşıdılar. O gün cumaydı camiden çıkanlar olmasa doktor ve ambulans şöförü götüremezdi. Çok perişanız inşallah görür yetkililer.

Elif ÇELİKElif ÇELİK

YORUMLAR
ÇOK OKUNANLAR