SİYASET
Giriş Tarihi : 24-03-2021 15:22   Güncelleme : 24-03-2021 15:22

CHP Rize İl Başkanlığı çayda yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini sıraladı

CHP Rize İl başkanlığı çay sektöründe yaşanan sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

CHP Rize İl Başkanlığı çayda yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini sıraladı

Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanı Saltuk Deniz düzenlediği basın toplantısında yaklaşan 2021 yaş çay kampanyası öncesinde çay sektöründe  yaşanan sorunlar ve çay sektörünün bundan sonra sorun yaşamaması için yapılması gerekenlerle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıdan önce çayın bölge için siyaset üstü bir konu olduğunu ve bunun için tüm paydaşların bu konuyla ilgili bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Deniz yaptıkları çağrıya rağmen hiç kimsenin bir cevap vermedğini söyledi. Çayın tarihçesinden bağsedeb ve daha sonra çay sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm yolları ile ilgili basın açıklaması yapan Başkan Saltuk Deniz'in açıklaması şöyle: "Dünyada, hem zengin hem de yoksul insanlar tarafından sudan sonra tüketilen ikinci içecek olan Çay (Camelliasinensis L. O. Kuntze) M.Ö. 2737 yılından günümüze kadar dünya üzerinde ;tropikal ve sub-tropikaliklimin hakim olduğu ekvator kuşağında ki ülkelerde 12 ay boyunca yaprak hasadı yapılabilmektedir. Bu coğrafyaların temel iklim özellikleri; sıcaklıkların eksi seviyelere düşmediği, optimum10 0C’nin altına düşmeyen ve 38 0C’nin üzerine çıkmayan ve düzeli olarak en az 2000mm/yıl yağış alan ekosistemlerdir.Bağıl nem oranının ise en az %70 olması, çay bitkisinin normal gelişimi için gerekli olan koşullardır. Çay bitkisi kumdan kile değin değişen yapı­daki asit tepkimeli topraklarda yetişebilmektedir.

Çin, Hindistan, Sri Lanka, Japonya çayın dünya üzerindeki gen merkezi olarak kabul edilirken bu ülkelerden alınan tohumlarla Endonezya, Malezya, Kenya, Uganda, Arjantin, İran ve Azerbaycan gibi ülkelerde çay tarımı yapılabildiği gibi, Portekiz’e bağlı Azor adalarında da çay tarımı yapılabilmektedir. Dünya üzerinde çay bitkisi genel olarak, kuzey yarım kürede yaklaşık 42 enlem derecesinden, güney yarım kürede 27 enlem dere­cesine kadar olan kuşak üzerinde yetiştirilmektedir. Bu ülkeler ve Türkiye ile birlikte 30’a yakın ülkede ekonomik düzeyde çay üretimi gerçekleştirilmektedir. Artvin Kemalpaşa ile Ordu'nun Fatsa ilçesi arasında mikro klima sayesinde 6 ay boyunca yaz aylarında hasat olgunluğuna erişmektedir. Türk çay tarımının, diğer çay üreticisi ülkelere karşı en büyük özelliği, tarımsal üretiminde büyüme hormonları, pestisit ve herbisit kullanılmıyor oluşudur.

Kuzey yarım kürede yer alan ülkemizde çay tarımının yapılmasına elveriş ekolojik koşulları oluşturan “mikro klimanın” bölgemizde ki varlığının keşfedilmesi sonrasında, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve Önderi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eşsiz öngörüsü ile TBMM´nde 1924 yılında çıkarılan, Rize ili ve Borçka Kazasında Fındık, Portakal, Mandalina, Limon ve Çay yetiştirilmesine dair 407 Sayılı Kanunun kabulü ile endüstriyel anlamda çay tarım alanlarının çalışmalarına başlanmıştır.Ardından, II. Cumhurbaşkanımız İsmet İNÖNÜ öncülüğünde1940 yılında çıkarılan 3788 Sayılı Çay Kanunu ile ülkemiz çaycılığı güvence altına alınmış ve çay bahçesi kuracaklara ruhsatname alma zorunluluğu getirilmiştir.Bu yasal düzenlemeler ile çay tarımı hem devlet güvencesi ve hem de endüstriyel ürün kapsamına alınmıştır. Bölgemizde çay tarımını geliştirmek için görevlendirilen ilk çay fabrikası, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından 1947 yılında, 60 ton/gün kapasiteli, Merkez Çay Fabrikası adı altında işletmeye açılmıştır.

Ülkemizde çay tarım alanları, diğer çay üreticisi ülkelerden farklı olarak kışın 6 aylık süre içinde dinlenme dönemi yaşar. Kış aylarında çay bahçelerinin üzerinde kar yağması; çayımızın hem kalitesinin artışında hem de toprak altı ve toprak üstü zararlıların çoğalmasını doğal olarak önleyen önemli ekolojik özellikler kazandırmaktadır. Tarımda zararlılara karşı zirai ilaçlama yapılmaması kışın yağan kar sayesindedir.

FAO 2018 yılı verilerine göre; 4.2 milyon ha alanda 6.3 milyon ton üretilen çayda üretim bir önceki yıla göre %4,8, alan ise %3,6 artış görülmektedir. FAO istatistiklerine göre 2018 yılı dünya çay üretiminde Çin %41, Hindistan %21, Kenya %8, Sri Lanka %5, Vietnam %4, Türkiye %4, Endonezya %2, İran %2 ve diğer üretici ülkeler %13 paya sahiptir.

DÜNYA ÇAY TARIM ALANLARI (FAO 2018)

ÜLKELER     ÇAYLIK ALAN (Bin Hektar)

ÇİN                        2.348

HİNDİSTAN             628

SRİLANKA               203

KENYA                     236

ENDONEZYA           113

VİET NAM                116

TÜRKİYE                  84

ARJANTİN                40

İRAN                         18

JAPONYA                 43

Diğer ülkeler toplamı 364

Genel Toplam 4.193

DÜNYA KURU ÇAY ÜRETİMİ (FAO 2018 )

ÜLKELER     MİKTAR (Bin Ton)

ÇİN                  2.625

HİNDİSTAN     1.345

KENYA               493

SRİLANKA         304

VİETNAM           270

TÜRKİYE            270

ENDONEZYA     141

ARJANTİN            82

İRAN                   109

JAPONYA             83

Diğer ülkeler toplamı  616

Genel Toplam        6.338

Dünyada 2019 yılında 1,8 milyon ton çay ihracata konu olmuştur. Avrupalı şirketlerin, iş gücü fazlalığı ve işçilik maliyetlerinin düşüklüğü nedeniyle tercih ettikleri Kenya,dünya çay ihracatında %26 ile 1. sırada yer almaktadır. Kenya’yı sırasıyla Çin (%20), Hindistan (%14), Sri Lanka (%8), Vietnam (%4), Arjantin (%4) ve Uganda (%1) takip etmektedir. Türkiye dünya çay ihracatı sıralamasında 31. sırada yer almaktadır. Dünyada çay ihracat miktarı 2015 yılına göre 2019 yılında %9, ithalat miktarı ise %3,8 düşüş göstermiştir. İhracat değeri 2015 yılına göre 2019 yılında aynı kalırken, ithalat değeri ise %2,4 düşüş göstermiştir.

Dünya çay ithalatı yapan ülkeler arasında %11 payla Pakistan 1. sırada yer almaktadır. Pakistan’ı sırasıyla Rusya (%8), İngiltere (%7), ABD (%6) takip etmektedir. Türkiye dünya çay ithalatında 25. sırada yer alırken Sri Lanka ise 54. sıradadır. Pakistan’ın 2019 yılı çay ithalatı yaklaşıp 500 milyon doların üzerinde gerçekleşmiş olup ithalatını büyük ölçüde Kenya, Ruanda ve Vietnam’dan karşılamakta, ülkemizden ise ithalatı bulunmamaktadır. Çay ihraç fiyatlarımız uluslararası fiyatlar düzeyine çekilebildiği takdirde Pakistan’ın ülkemiz çayları için iyi bir pazar olabileceği değerlendirilmektedir.

Özetle ; dünyada çay tarım alanlarının genişliği bakımından 7. sırada bulunan Türkiye, kuru çay üretiminde 5. sırada yer almaktadır. Dünya da kişi başına çay tüketimi ülkeden ülkeye değişmektedir. Hindistan Çay Kurulu 2017-2018 yılı verilerine göre 1.liği Türkiye’nin önde götürdüğü ülkeler sıralaması şu şekildedir; Türkiye 3.20kg, Libya 2.40kg, Afganistan 2.20kg, Moroko, İngiltere, İrlanda ve Katar 2kg civarlarında, Hong Kong, Tayvan, Sri Lanka, Çin, Şili ve Ukrayna da ise kişi başına 1 kg, Mısır ve Hindistan da ise 800 gr dır.

Yıllık kişi başı çay tüketiminde 3,2 kilogramla ülkemiz dünyada 1. sırada yer almıştır.

Ülkemizde 204 bin kayıtlı üreticinin, aileleri ile birlikte 1 milyondan fazla insanın gelir kaynağı olan çay tarımı, bölgemiz için sosyo ekonomik anlamda stratejik bir üründür.

Dünyada üretilen çayların aksine Türk çayı en doğal çaydır.Çayımızın bu özelliği çay pazarında çok iyi şekilde anlatılmalıdır.

ÜLKEMİZ ÇAY TARIMINDA Kİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Son yıllarda artış gösteren heyelanlar sonucu toprak kayıplarını azaltacak ve toprağın mikrobiyolojik canlılığını koruyacak Toprak Islahı çalışmaları ile ;çay tarımında Tarım Bakanlığı tarafından yönetmeliği hazırlanan 'İYİ TARIM' uygulamasına geçilmelidir. Çay üreticilerinin, tarımsal ürün sigortaları ve tarımsal desteklemelerden kolaylıkla yararlanabilmesi için, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri tarafından “Çiftçi Kayıt Sistemine”dahil edilmeleri kolaylaştırılmalıdır.

Toprağın hatalı gübre kullanımı sonucu asitleşmesi önlenmeli ve toprak sağlığını koruyucu uygulamalar teşvik edilmelidir.

Çay budama işlemi 2021 yılında son bulmakta olduğu için budama zorunlu olmamalı,çay ocakları yaşlandıkça ve üreticilerin talebine bağlı olarak devam etmelidir. Budamasonucu oluşan gelir kaybı desteğine ek olarak toprak ıslahı ve hasat tablası oluşturma desteğiverilmelidir.

Geçmiş yıllarda % 3-4 olan alımyeri firesi % 1'e keyfi olarak indirilmiş,üreticinin sattığı çaydan % 2-3 zarar etmesine neden olmaktadır. Ayrıca, %1’lik fire uygulaması, hasat standardını ve bir sonraki sürgün dönemlerinin de hasat olgunluğunu bozmaktadır. Hasat edilen yaş çayda selüloz/odun miktarını artmasına da yol açmaktadır.

Bez daraları 200-300 gr.gelen bezlerden 1 kg dara kesilerek her bezden üretici 800 gr zarara uğratılmaktadır.

Alımyerleri kurum tarafından uygun fiziki şartlara getirilmeli.

Yaş Çay toplama işçiliği ve alım yerlerinde Çay yükleme ve boşaltma işçilikleri ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Çay yükleme sorununu çözmek ve yaş çayın yanmasını önlemek için fabrikalara ön stoksoldurmalar yapılmalı.

Organik çay tarım yapılacak alanlar, kontrollü kolay kapalı havzalar olarak (Hemşin, Senoz, Borçka Maradit, Çamlıhemşin gibi)yeniden disipline edilmeli.Bu bölgeler ekolojik turizm alanı olarak ilen edilmeli, dünyadaki örnekleri gibi özel uygulamalara geçirilmeli.

Çaykur işçi alımını kademeli olarak erkenden(Nisan ayı)başlatmalı 180 gün çalıştırma zorunluluğu olduğu için ek maliyet olmayacaktır.

Çay bahçelerinde yabancı otların temizlenmesi için kaçak olarak kullanılan zirai ilaç çaya ve suya zarar verip çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bu ilaçların ilimizde satışı izne tabi olmalı ve karekodsistemi ile takibe takip edilmelidir.

Yaş çay fiyatı taban fiyat olarak açıklanmalı. Bu fiyatın altında yaş çay alınması yasaklanmalıdır.

Yaş çay fiyatı tüm paydaşların birarada olduğu bir sistemle belirlenmeli ve kampanya girmeden açıklanmalı.

Çay sezonu başlamadan Çaykur ve Özel sektör Çay sezonu ile ilgili programlarını açıklamalıdır.

Bankalar yaş çay üreticisine çay bedeli karşılı promosyon ödemeli.

Yaş çay üreticisine dekar a en az 75 TL gübre desteği verilmeli.Bu destek her yıl gübre fiyatının artış oranında artırılmalıdır.

Çaykur Varlık fonundan çıkarılmalıdır.

Çay üreticileri sendikasının kurulmasına destek verilmeli.

Yönetim Kurulu Üyeliklerinde Çay Emekçileri yer almalıdır.

Çaykur’un Öz sermayesi artırılmalıdır.

Destekleme primleri 1 yıl sonra değil her sezon sonunda ödenmelidir.

Özel sektör çay fabrikalarına uzun vadeli düşük faizli Finansal destekler sağlanmalıdır.

FABRİKALAR İÇİN GEREKLİ YAPILANDIRMALAR

Yaş çay Kemalpaşa-Hopa tarafında erken toplama olgunluğuna gelmektedir. Kemalpaşa, Hopa, Arhavi fabrikaları işletmeye alındığında tüm fabrikalar hazır hale getirilmeli ve aktarma yapılabilmeli. İşçi 180 gün çalıştırılacağı için erken işe başlatılması sorun olmayacaktır.

2-9800 ton/gün kapasitesi ortalamaya bakınca 7000-7500 ton/gün olmaktadır. Göreve getirilen liyakatsizler günlük kapasiteyi tutturabilmek için işlenmeyen 2-3 kamyon çayı işlenmiş gibi Genel Müdürlüğe bildirmektedir.Kağıt üzerinde kapasite işlenmiş gibi görünsede gerçekte işlenen daha az olmaktadır.

Fabrikaların mümkün olduğu kadar, Soldurma,Kıvırma ve Kurutma kapasiteleri eşit olmalıdır.

Türk Çay sektöründe toplam 207 fabrika bulunmaktadır. Bunların 47'si Çaykur 160'ı özel sektöre ait çay fabrikalarıdır.Yaş çayın % 53'ü Çaykur % 47'si özel sektör tarafından işlenmektedir.

Özel sektör fabrikalarının,Tarım İl Müdürlü ile Çaykur tarafından İSO standarlarında çay üretilebilir raporu alanlardan 3000 ton/gün kapasiteye başvurmaları halinde yaş çay Çaykur tarafından temin edilmesi halinde kota,kontenjan sorunu çözülmüş olur.

6-Kuru çayların konulduğu Big-bag (Jumbo) torbalama sisteminden vazgeçilmeli. Çünkü 400-500 Kg hacimli bu torbalarda, çay ile birlikte büyük miktarlarda hava hapsolduğu için, yoğuşma sonucu çayın rutubeti artmakta ve dışarıdan su almasalar bile torbalar içerisinde küflenmelere neden olmaktadır. Ayrıca, ambar yetersizliği sonucufabrika sahalarında dış ortamlarda depolanmaları sonucunda, düzenli olarak temizlik ve hijyenleri yapılmadan sadece iç naylonları değiştirilerek defalarca kullanılmaktadırlar. Yarı mamül çay paketlemesinde Kraft Torbaya geri dönülmelidir.

Doğu Karadeniz bölgesinde 786 bin dekar çaylık 199.645 üretici çay tarımıyla uğraşmaktadır.Rekolte1.250-1.300 bin ton/yıl arasında iken 2020 yılında 1.450 ton civarında olmuştur.2020 yılında dekara verim 1.730 kg olması çaylıkların ekonomik ömrünü doldurmadığının göstergesidir.2020 yılında 280.000 ton kuru çay üretilmiştir.BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO yayınladığı raporda Türkiye’nin 270 bin ton olan yıllık çay üretimi,gelecek 10 yılda 400 bin tona çıkacağını belirtmiştir.Bu durumda ürettiğimiz çay iç piyasaya yetmeyecektir.Bunun için çaylık alanların veriminin iyi tarım uygulamaları ile artırılması gerekir.

Çaykur ve Özel sektör Çay fabrikalarında iş güvenliği ve pandemi koşullarına uygunluk en üst seviyeye getirilmelidir.

Çayla ilgili yaratılan tüm Katma Değerin bölgede kalmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

İÇ VE DIŞ PAZARLAMA DÜZENLEMELERİ

1-Çay pazarlama klasik yöntemlerle yapılmakta özel sektör ürettiği çayı satmasına depolarında çay kalmamasına rağmen, Çaykur’da zorunlu stok dışında büyük miktarlarda stok mevcuttur.

2-Çaykur kuru çay fiyatını özel sektöre göre değil piyasaya göre belirlemeli.

3-AB Gümrük Rejimi ve Gümrük Birliği ortak protokolünde yer alan 'HASSAS ÜRÜNLER ' listesine Türk Çayı ürünleri dahil edilmeli.

4-Ticaret Borsası her ay düzenli bültenler halinde ve Ülkeler bazında çay ihracatı, çay ithalatı rakamlarını kamuoyuna açıklamalı

5-Dahilde işleme rejimi kapsamında,serbest bölgelerde re-export amacıyla işlem gören çayların iç piyasada satışı önlenmektedir.

6-İthal siyah çay ürünlerinde evrensel kalite kriteri olan TF/TR oranının 1/10 - 1/12 aralığında olması zorunluluğu ile birlikte ithal çaylarda ağır metal,pestisis,herbisit ve mikrobiyolojik kalıntının '0' olma zorunluluğu getirilmelidir.

7- Ülke genelinde sayıları belirsiz 'Çay harmanlama ve paketleme' işletmelerine fason üretim yapma yasağı getirilerek,faaliyetlerini yaş çay üretiminin yapıldığı illerde yürütme zorunluluğu getirilmelidir.

8-Gümrük müsteşarlığı bünyesinde olan ve kolluk güçleri tarafından el konulan ' Kaçak Çayların ' E-ihale yoluyla satan TASİŞ'in ( Tasfiye İşleri ve Döner Sermaye Genel Müdürlüğü) depolarında ki kaçak çayları iç piyasaya satmayıp ,Çaykur'a ekstrakt üretimi için bedelsiz devretmesi sağlanmalıdır.

9-Bosna Hersek, Kosava, Gürcistan, Singapur ve Azerbaycan’a çay ithalatı için tanınmış olan gümrük muafiyeti kaldırılmalıdır.

10-İthal çaylar için uygulanan, gümrük vergisi kapsamında alınan 'Konut fonu 'payından Türk çay tarımının ve Çay sanayisinin desteklenmesi amacıyla % 1 lik pay Çaykur'a aktarılmalıdır

11-Yurt genelinde perakende çay satışı yapan kafe, çay ocağı, kafeterya gibi yerler çay numunesi alınarak denetlenmelidir.

12-Çaykur'a bağlı Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Enstitüsü üniversiteye bağlanmalıdır

13-Çay satışını artırmak için Genel Kurmay Başkanlığı ile görüşülerek 'Mehmetçik' adlı paketle özel olarak TSK için üretilmelidir.

14-Türkiye Amatör Spor Kulüpleri adına çay üretilip piyasaya sürülmeli

15-En az 50 ton sipariş veren Belediyeler, Festivaller ve Spor kulüpleri adına çay üretilip bayiler üzerinden satılmalı

16-Çaykur'un Pazarlama ağını çay bölgesi üniversite öğrencileri aktif pazarlama elemanı olarak katılmalı. Bu öğrencilere burs verilmesi, bayiler ve Çaykur tarafından verilmeli

17-Çaykur yazın vardiya mühendisleri ve tarımda çalıştırdığı mühendis ve eksperleri kışın tüm Türkiye'ye dağıtarak bayileri denetleyerek gittikleri illerde çay satışını artırma çalışmaları yapmalı.

18- Kuru Çay ihracatını artırmak için her türlü teşvik ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. İhracat için en önemli unsurlardan olan damak zevkinin oluşturulması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu Devlet politikası olarak uygulanmalıdır.

HAZIRLANMAKTA OLAN ÇAY KANUN TASLAĞI

1984 yılında çıkarılan kanunla özel sektöre açılan çay sektörü bugün yeterli değildir.Tüm paydaşların birlikte hazırlayacağı bir çay kanununa ihtiyaç vardır.

Hazırlanacak olan Çay Kanunda Taban Fiyat uygulaması, esas alınmalıdır.

Türk Çayı Stratejik ürün olarak yasa da yer almalıdır.

Hazırlanan Çay Kanunu Taslağında, kurulması öngörülen “Çay Piyasası Düzenleme ve Denetleme Üst Kurulu” örneklerini; TEKEL ve Türk Şeker Sektöründe gördüğümüz üzere, ÇAYKUR’un kamusal varlığına son verecektir. Bu nedenle kanun taslağında ÇAYKUR, Türk çay sektöründe tek düzenleyici kamu kurumu olarak korunmalıdır.

Çay kanun taslağının da üreticilere yönelik olarak yer alan “yaş çay alım kotası” kaldırılmalı ve 2000 m2nin altında çay tarım alanına sahip olan üreticilerin, yıl içerisinde sadece bir sanayici ile yaş çay satış sözleşmesi yapma zorunluluğu kaldırılmalıdır.